Aşkın Müzesi – “Masumiyet Müzesi”

20150423_174608 “Hayatımın en güzel anıymış, bilmiyordum” la başlayan Masumiyet Müzesi içinde her anını bulunduran bir aşk hikayesini anlatır ve “Herkes bilsin, çok güzel bir hayat yaşadım”la biter.

Okuduğum Orhan Pamuk kitaplarının içinde (“Kar”, “Benim Adım Kırmızı”, “İstanbul”) belkide en çok etkisinde kaldığım bir kitap oldu “Masumiyet Müzesi”. Bu yüzdendir ki müzeyi ziyaret etme isteğim çok daha fazlaydı… 20150423_174619

İlk önce müzenin bulunduğu yerden bahsetmek isterim; her sokağında bir farklı yaşam bulunduran, yağmuru, yazı, son baharı, denizi ve martısıyla, camilerden duyulan azanıyla aşk dolu İstanbulun aşk kokan bir semtindedir müze – Çukurcuma-Beyoğlu. Müzeyi bulmak çokta zor olmadı, o sokaklardan müzeye doğru gittikçe bir zamanlar kahramanımız Kemalin hangi duygularla o sokaklarda dolaştığını anlamak o kadarda zor değildir…

Müzeye girdiğimde kitabın ilk bölümünden – Kemalin hayatının en güzel anından başladım ve son bölümüne kadar gezdim. Her bölümünde Füsunun dokunduğu, kokusunu bıraktığı eşyaları seyrederek kitapla karşılaştırdım. Füsunun dokunduğu bardaklar, ağzında uzun süre tuttuğu kaşık, içtiği gazoz şişesi, dokunduğu tuzluk, dudağına sürdüğü ruj, her seferinde Kemalin ‘Füsunun elini sürdüğü için’ “cebine indirdiği” ve her defasında yerine başkasını alıp getirdiği televizyonun üzerindeki köpekler, Füsunun elbisesi, Kemalin babasının sakladığı o esrarengiz inci küpeler ve diğerleri…baktıkca insanı içine çeken, kitapta bahsedilen o eşyalar sanki canlı birer anılar gibi gözlerimizin önünde canlanır.

8 yıl boyunca Füsünlara giden ve muhabbet yapan Kemalın zamanın nasıl geçtiğini anlayamadan yılları içinde bulunduran saatler müzede zamanın durduğunu anlatır sanki. Hele birde akşamları Füsunlarda çalan o kocaman saat herdefasında Kemalın geçirdiği hissler, ‘kalkıp gidememe hastalığı’nı sanki bize anlatır. Müzede büyük bir saat bölümü var.

Kitabın ‘Bazen’ bölümünü anlatan eşyalar, bana sürekli ‘bazen’le başladığım ve sonunu getiremediğim kendi cümlelerimi hatırlattı.

Füsunun Kemal ve Sibelin nişanından sonra ortadan kaybolması ve Kemalin Istanbulun mahalle ve sokaklarında gördüğü ‘Füsunlar’… O sokak ve mahalleler bile müzede kendi yerini almış.

Kemalin Sibelle nişanlılık dönemi, daha sonra nişanın bozulmasına ait yüzük de müzede dikkatimi en çok çeken eşyalardan biriydi. Sibelin Kemal’e ‘sarkma, düşersin’ söylediği salıncak, aşk acısını anlatan anatomik resim, daha sonra Kemalin sosyeteden uzaklaşarak Füsunun peşinden gitmesi müzeyi ziyaret edenleri başka bir dünyaya götürecektir.

Ve Kemal Basmacının öldüğü güne kadar yaşadığı oda… odaya girdiğimde sanki bir huzur duydum. Yalnız bir yatak, masa, yatağın ayak ucundaki gömlek, terlikler, saat ve diğerleri. Yıllarca Kemalin hissettiği duygularla baş başa kalmak gibi. O yıllarda hasret, özlem, ve hiç bitmeyen bir aşk vardı… 20150423_174010

Müzede en çok dikkatimi çeken bölüm ise 4000 izmaritden oluşan ilk kattaki bölüm oldu. Sadece “Aman Allahım” diyebildiğim o kadro karşısında Füsunun herdefasında dudaklarına dokundurarak içine çektiği sigara dumanlarında hangi acıların biriktiği, içinde kopan sessiz fırtınaların önüne geçerek çığlıklarını bastırmasını hissetmek… ve o izmaritlere dokunan Füsunun kokusunu duyan Kemalin hissettikleri…

Tüm bunları yaşamak için Masumiyet Müzesini okuyarak müzeye gitmeğe değer, gerçek bir aşkı hissedebilmek için….

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s